yukarı çıkalım mı?

edebiyat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
edebiyat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Mayıs 2016 Pazartesi

Gözlerim Acıyor



Çınar ağacının gölgesinde kalan kırağılar henüz erimemiş, olağan ihtişamlarıyla bembeyaz parlıyordu. Buğulanmış pencerenin yanı başında, kırmızı ruj izi olan kahve kupası. Dünden kalmış olmalı. Alelacele yapıştırılmış duvar kağıtları bir şekilde Edvard Munch’un çakma çığlık tablosuyla iç güveysinden hallice. Aşağı kattan kahvaltı hazırlığının inleyen tıkırtıları yükselirken cenin pozisyonunda uykuyu seçmek daha akıl karı, henüz çok erken. Yine de açıyorum gözlerimi ufukta parıldamaya can atan güneşi zar zor görüyorum. Küçük kırmızı bir top misali seke seke göğü avuçlarken güneşin batışı kadar romantik değil. Ama gözlerim, gözlerim çok acıyor. Öylece kapatıyorum ufku.

26 Ağustos 2015 Çarşamba

Hayvan Çiftliği George Orwell Roman Yorumu



Uzun bir aradan sonra tekrar merhaba..
Kitap yorumlarıma kaldığım yerden devam ederim diye düşünürken oldukça geç kaldığımın farkına vardım. Bugün sizlere George Orwell'ın muhteşem kitabından bahsedeceğim..

Kitabın Adı: Hayvan Çiftliği
Kitabın Yazarı: George Orwell
Kitap Sayfa Sayısı: 152
Kitap Yayınevi: Can
Basım Sayısı: 43
Çeviri: Celal Üster

"O Bir Peri Masalı" korkunç sonla biten..

27 Aralık 2014 Cumartesi

Bir Acı Çığlık

                                                    Bir Acı Çığlık 




Uzun zamandır suskunluğum ile başbaşayım. Suskunluğun yorgun açlığı karşısında daha nereye kadar dayanabilirim. Tüm sabır taşlarının  çatlayacağı güne kadar sabretmek tek dileğim..  Dudaklarımın mührü kurumuyor inat edercesine. Acının canlı bir kanıtı olarak asılı kalmaya devam edecek boşluğumun başrolünde.  Taçlandırılmış bir yalnızlık ile birlikte.


5 Haziran 2012 Salı

Yalnızlık Üstüne Kısa Söyleşi

Siyahlığımın aksesuarı olan beyazlarım kadar çoğalmakta yalnızlığım. Yükselme döneminden bir anda durağanlığa, ardından da çöküşe geçtim. Yalnızım. Ve bundan da gurur duyuyorum. Kimseye minnet etmiyorum kimseden de bir beklentim yok. Öyle zırt pırt çalmaz telefonum mesala.. Çat kapı gelenim hiç olmaz. Süslü püslü cümleler kurmak zorunda olduğum bir başkası da yoktur. Acaba bu müziği sever mi diye sorular sormak zorunda kalmam. Hiçbir zaman çiftli danslar yapmak zorunda kalmamışımdır. Aşk filmleri izleyip birlikte ağladığım birisi de olmamıştır. Yarın gelecek olan günde hava durumun ne olacağı da hiçbir zaman umrumda olmamıştır. Yağmurlu olsa da güneşli bir bahar sabahı da olsa  benim günümdür. 

Yalnızım evet be bunu gurur duyarak söylüyorum. Kendimle yalnızlığımı paylaşarak, acımı bölüşerek, mutluluğumu çoğaltarak yaşama el sallıyorum.Bol bol kitap okuyorum mesela. Kitaplara küstüğüm zamanlarda filmlerin arkadaşlığını devralıyorum. Arada bir ders kitaplarıma  selam çakıyorum. Bol bol fotoğraf çekiyorum. Yüzümden gülümsememi eksik etmiyorum. Bir mutluyum bir mutluyum ki sormayın gitsin.

Gelişigüzel yaşıyorum hayatımı, davranışlarımı sığdırmakla yükümlü olduğum kalıplar yok, kendi bencilliğimin yağında kavrulup gidiyorum..

Göçebe..

13 Mart 2012 Salı

Hikayenin Serüveni~

Bir hikaye var, tam da dilimin ucunda. Anlatılmaya aç bir o kadar da dinlenilmeye hasret sevda türküsü gibi. Bir tekerlemeyle başlar çoğu vakit, ünlem işaretleriyle ve soru çengelleriyle son bulur. Başka şehirden çok uzak bir lisana özlem duyar. Farklı kelimelerin aynı şeyi niteleyebildiği  gizemin kapısını açarak saklanmak niyetindedir genelde.

Sessiz mekanın tüm suskunluğunu bir kitapta anlatıverir. Hem de hiç farkında olmadan yapar çoğu zaman. Bazen, hayran bakışlarla izler parkta oynayan küçük çocukları. Çocuklar onu görmez ya bundan da pek keyif alır hani.

Baharı severdi o. Ne kış ne de yaz. Bahar onun tek tutkusuydu. Kır çiçeklerinin, uçsuz bucaksız dünyasında onu yolcu etmesine bayılırdı. Olur olmadık zamanlarda ağlardı. Bazen mahsun bazen hırçın kimi zaman da suskunluğa yenik düşerdi. Altı üstü sıradan bir hikayeydi herkesin gözünde. Ama yine de anlatılmayı beklerdi büyük umutların bahçesinde..Acının son bulduğu yerde..

Göçebe..