yukarı çıkalım mı?

hayat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
hayat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Ekim 2019 Salı

Savaşıyoruz



Bir an gelir ve her şeyin aslında göründüğü gibi olmadığının farkına varırım diye söylendim durdum. Kabullenişin zorluğunun farkında oluşum inatla kenetlenmiş bedenime. Mümkünatı muallaktan daha uzak bir diyarın koynunda zincirlenmiş bir gemiyi ömrüme yük etmeye hiç niyetlenmemeliydim. Ve bu niyetin diyetini ödemiş olduğum su götürmez bir gerçek. Aynadan kaçırdığım bakışlarımı artık sabit tutup, bu niyetimden  arınmak için incinmiş ruhumu onarmalı kaderim.  

Hayatın içinden sağ çıkamayacaksam bile güneşe dönmeli yüzüm. Üzerime serptikleri ölü toprağını itip, kaderin avucuma döktüklerinden daha fazlası için savaşım sürmeli. Siyah ve beyazdan ötesine .. renklerin dünyasına yer vermeliyim artık. Duvarlarımda zarif kokulu çiçekler salınmalı, gölgeleri esir alıp yeni bir dünya yaratmalı.

inci~göçebe


3 Kasım 2017 Cuma

Bu Kadar Ciddiye Alma




Her zamankinden farklı bir sabaha uyandığını düşündüren o garip his gün boyunca peşinden ayrılmıyor, sarım sarım sarmalıyor seni. Kavalye konusunda da oldukça şanslısın, yeni alınmış gümüşi ayakkabıların üstünde müzik kutusunda dans eden plastik balerinden bile daha yeteneklisin, kim durdurabilir seni. Vals sona ermeden yetişmek bir an meselesi.. 

8 Aralık 2015 Salı

Üşümeye Başladım



Uzun zaman oldu.. Biraz olsun izin ver ki aramızdaki yabanlığı uzaklaştıralım, yine eskisi gibi parmak uçlarımızın iç gıdıklayıcı dokunuşlarına teslim olup, minik adımlarla kelimeleri raks ettirelim. Geçmişi yad etmenin verdiği huzuru başka nasıl anlatabiliriz yabancıl bakışlara. Hiç değişmeyen, hayatımızı ilmek ilmek dokuduğuna inandığım, karamelimsi kokusuyla mest eden o fon hiç susmasın, çalmaya devam etsin. Kayıp ruhların arasına sızmaktan, ölümden kaçarcasına köşe bucak saklanalım. Yorgun düşmüş hayallerin ardından yeni umutlar savaşına yelken açıp göğüs göğüse çarpışalım. Çiğ taneleri düşerken avuçlarımıza yenik düşmek nedir bilmesin uslarımız.  Soğuk bir şehrin kalbindeki kuşlar misali gökyüzüne beyaz kaleler inşa edelim, kök salmayalım.

17 Şubat 2014 Pazartesi

Garip Bir Safsata




Hayat tüm enerjimi elimden çekip alıyor sanki. Öyle umutsuz öyle halsiz öyle yorgun hissediyorum ki kendimi Garfield halt etmiş yanımda, o derece .. Havaların gidişatına bağlamaya niyetleniyorum da pek şansım yok gibi. Zavallının pek suçu yok çünkü. Daha bugün o kadar sıcaktı ki sanırsınız yaz gelmiş de bizim haberimiz yok! Bir saniye biz şuan hangi yıldayız hatta hangi aydayız? Hmm tamam tamam biyolojik saatimi yeniden kurmakta biraz geçmiş olabilirim. Bunu canı gönülden kabul ediyorum. Düzensiz bir düzenin kurbanıyım ben ne yapabilirim ki? Huyum kurusun diyeceğim ama nuh der peygamber demez. Çok iyi bilirim . Keyfimin kahyasıdır o benim..