Hayat, cümlelerim arasında en çok kullandığım kelime olmuş. Bu bir oyun olmalı. Soru ve
cevap oyunu.. Sorular, cevapsız olarak geri dönen boş bir duvar, daima boş kalıyor. Aşılması zor olan geçmiş
ve asmaya niyetli olduğum anılar yıkımın eşiğinden kurtulamıyor. Bir kazazedenin
betonarmenin altına kalan bedenini kurtarmasından farksız bir acı bu. Anlamsızlık boş boş suratıma bakıyor. Ah bir
anlatabilsem bu şehirdeki boşluğun nedenini. Kaçıyorum bu söylemden. Sonra yolculuğa
uğurladım kendimi, kimse yoktu benden başka.
Geri dönmeye niyetli olup olmadığım konusunda kararsızdım, gittim. Oysa geri
dönebilmeyi ne çok isterdim, kendime
söylemekten korktuğum gerçeklerden sustum hep. Geri dönemedim. Çünkülerim vardı

