yukarı çıkalım mı?

anılar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
anılar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Mart 2018 Cuma

Anılarınızı Kendi Çamaşır Telinizde Biriktirin

hang on




Televizyonda yine Kemal Sunal'dan bir film, en sevdiklerimden. Ne kadar izlesem de bıkıp usanmadan yıllarca izleyebilirim.  Eskiler hep öyledir muhakkak en ummadık bir yerde iz bırakmıştır ve unutmaya niyetlenince yağmurdan sonra ortalığı saran toprak kokusu gibi büyüler. Hiç gitmez. 

5 Ağustos 2016 Cuma

Yaşım Çocuk - Mabelce Özlem



Hediye almayı sevmeyenimiz yoktur sanırım. Hele sizin için önem arz eden, değerli bir şeyi hediye ederlerse bire bin mutluluk eklenmez mi hiç? Sanki böyle bir hediye aldığınız zaman sizi çok iyi tanıyan birisinin yaşam çemberinizde filizlenmiş olduğunu bir tek ben düşünmüyorum değil mi? 

 Arka fonda yine hafif hüzünlü bir piyano sesi, rüzgarda küçük bir kıvılcıma yakalanmış kuru yaprakların kaçışı misali havalanıyor.Öyle kırgın ki, solup gidecek diye dokunmaya kıyamadan uzaktan izliyorum rüzgarda savrulan nağmeleri. Ardından bir kırmızı kurdele es veriyor ve hayatın akışı birden enfes bir tablo misali gözlerimizde nakış nakış işleniyor, ölümsüzlüğe bürünüyor.

12 Şubat 2014 Çarşamba

İhanet Kol Geziyor




Yazmazsam  içimde bir şeyler ölecek gibi. Kör dipli bir kuyunun içinde sıkışıp kalmış histerik duygularım, gün ışığının affedici ve iyileştiriciliğiyle sonsuz huzuru bulmak niyetindeler. Haksız da sayılmaz hani. Onca yılın getirmiş olduğu kekremsi anılar tozdan yuva oluvermiş hamam böceklerine. Saymadım. Belkide her hamam böceği, yüzleşmem gereken her anının birer hatırlatıcısıydı o an. Bu yüzden saymaktan vazgeçip gelişigüzel kovalamayı tercih ettim . Depreşen duygularım bir nebze de olsa yatışmıştı sanki onları kovarken. Zihnimin en ücra köşelerine istiflenen onca davetsiz misafir onca haşere ne kadar da yoruyormuş beni, farkında bile değildim.



Karanlık.. Karanlığın içine yakılmış bir başka karanlık tüm anıları istila etmişti bile. O an kendiliğinden kaçışmaya başladı ( bir türlü kovmayı beceremediğim) hamam böcekleri. Önce karanlık gözlerini esir ediyor lakin sonradan alışıyorsun.Sanki bir mum yanmış gibi... Nedense bir köşede yığılıp kalmış çerçevesi tarafından terkedilmiş bir fotoğrafın mutluluğuna ilişti gözlerim. Kim olduğunu biliyordum. Ama adını hiçbir zaman söylemedim. Söyleyemezdim. O isim ki, aldanan bir çift göze ne yalanlar doğurup büyütmesini istemişti. Kelimeleriyle tek ayak üstünde kırk takla atarak binbir türlü hileli oyun ile savaştan yenik çıkmasına sebep olmuştu. İnancın tanımını değiştirip tüm duvarları yıkıp daha güçlü surların yapılmasına da  vesile olan aynı isimdi. Gündüz ile gecenin ayrımı kalmamıştı. Yıldızlar eskisi gibi parlamıyordu. Her şey ve herkes sanki kocaman bir boşluğun içine yuvarlanmış sonrada anlamsızlığa bulanmıştı. İlk paradoks belki de son yanılgıydı. Hayatına katılan yolcuları  sarmalayan zehirli bir sarmaşık... İhanetin ta kendisiydi o!



Göçebe~