Gecenin içinden çıkıp gelen aracın farları ortamı tan vaktine çevirirken, sokak lambalarının altında volta atan sinekler afallamış, gidecekleri istikametten kısa bir sürede olsa sapıyor. Aracın arkasından kalkan toz bulutu sahra çölünden geçen deve kafilesinin geçişini andırıyor. Kulaklıktan yükselen enstrümantal şarkı gecenin huzurunu koruyan bir nefer misali tüm bedenimi kaplıyor.
yukarı çıkalım mı?
7 Ekim 2017 Cumartesi
23 Mayıs 2017 Salı
İp Eğiriyorum Düşlerden
![]() |
En son radyoda duyduğum bir şiirden alıntı olabilir mi diye kendi kendime konuşuyorum şuan. Sanıyorum ki yine içsel konuşmalarımdan geriye kalan çiğ taneleri olsa gerek. Uzun zamandır radyo dinlemiyorum.. Bu yüzden eskiydi, unutulmuştu müzik listem. Hep söz verilip, hiç yerine getirilemeyenler..Cümlelerimden kopup derime saplanıyor. Küçük izler biriktiriyorum, anılar üzülmesin hep diri kalsın ve beni canlı tutsunlar diye. karaborsaya düşmüş anılara sadece bu şekilde seslenebiliyorum, elimde değil ki..
Etiketler:
blog yazısı,
göçebe,
göçebenin zihni,
radyo,
sus
5 Ağustos 2016 Cuma
Yaşım Çocuk - Mabelce Özlem
Hediye almayı sevmeyenimiz yoktur sanırım. Hele sizin için önem arz eden, değerli bir şeyi hediye ederlerse bire bin mutluluk eklenmez mi hiç? Sanki böyle bir hediye aldığınız zaman sizi çok iyi tanıyan birisinin yaşam çemberinizde filizlenmiş olduğunu bir tek ben düşünmüyorum değil mi?
Arka fonda yine hafif hüzünlü bir piyano sesi, rüzgarda küçük bir kıvılcıma yakalanmış kuru yaprakların kaçışı misali havalanıyor.Öyle kırgın ki, solup gidecek diye dokunmaya kıyamadan uzaktan izliyorum rüzgarda savrulan nağmeleri. Ardından bir kırmızı kurdele es veriyor ve hayatın akışı birden enfes bir tablo misali gözlerimizde nakış nakış işleniyor, ölümsüzlüğe bürünüyor.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)



