Korkularla süslenmiş bir rüyanın
arasından sıyrılarak, sıçrayarak uyandım yine. Son zamanlarda sıkça rastlanan
durumlardan birisi yalnızca. Kalp
çarpıntılarım bir türlü dinmiyor.
Kalktım ve soğuk duşun altında uzun süre anlamsız anlamsız fayans desenlerinin
arasında kayboluşumun farkında olmadan durdum. Soğuk işlemiyordu bedenime. Saçlarım ne kadar da uzamış. Aynadaki ben
miyim? Sarı bornozu üstüme geçirirken aklımdan geçenler bunlardan ibaret
değilse de kendimi kandırmaktan başka bir şey yapmadığımın farkında olarak kandırmaya
çalıştım yine kendimi. Oysa oyun oynamayı bırakalı yıllar oldu. Gerçeklerin
kekremsi kokusu her ne kadar itiyor ve çirkefleşiyor olsa da ondan başka çıkar
yolum yoktu. Yine de kaçıyordum kendimden. Sarındığım gerçeklerimden.

