yukarı çıkalım mı?

5 Ağustos 2016 Cuma

Yaşım Çocuk - Mabelce Özlem



Hediye almayı sevmeyenimiz yoktur sanırım. Hele sizin için önem arz eden, değerli bir şeyi hediye ederlerse bire bin mutluluk eklenmez mi hiç? Sanki böyle bir hediye aldığınız zaman sizi çok iyi tanıyan birisinin yaşam çemberinizde filizlenmiş olduğunu bir tek ben düşünmüyorum değil mi? 

 Arka fonda yine hafif hüzünlü bir piyano sesi, rüzgarda küçük bir kıvılcıma yakalanmış kuru yaprakların kaçışı misali havalanıyor.Öyle kırgın ki, solup gidecek diye dokunmaya kıyamadan uzaktan izliyorum rüzgarda savrulan nağmeleri. Ardından bir kırmızı kurdele es veriyor ve hayatın akışı birden enfes bir tablo misali gözlerimizde nakış nakış işleniyor, ölümsüzlüğe bürünüyor.



Köşe bucak şehrin en gizemli sokaklarını dolaşıyor kurdele, hayatın akışına yön vermek için. Koşuyorum ardından ki yetişmek ne mümkün! Eski taşlardan oyulmuş bronz kahve bir havuzun önündeki ağaca takılıp şehri izliyor bir süre. O esnada dinlenme şansı buluyorum. Kaçamak bakışlarla kırmızıya bakıyorum. Ona duyduğum özlemi bir kez daha anlıyorum. Oysa rüzgar hiç vakit kaybetmeden tüm anı yok sayıp önüne katışıyla gözlerimi diktiğim yerden kayboluyor. Bir süre nerede olduğunu seçemeden sersem bir edayla onu arıyorum. Sağa sola, taşların altına, simitçi teyzenin tezgahının üstüne, II. Attalos'un heykelindeki mızrağa dahi bakıyorum .. Yorgun bir edayla başımı yere eğişimden saniyeler sonrası göz göze gelişimle sona erecek bir kayboluş hikayesi.. Tam karşımda, saat kulesinin kadranına takılmış, bana göz kırpar gibi. Luna parkta çarpışan arabalardan ayrılmak istemeyen bir erkek çocuğu misali bir inadı var.. 


Tenha sokağın ortasında rüzgarın oyunlarıyla al al salınmaktayken, "Yoruldum" diyorum. Gerçekten yorulmuş muydum? Yoksa gider ayak çocuk kalışımı isterken bir yerden de hormonlarıma yenik düşüp koca bir kız mı olmuştum? Hayır, bu gerçekten mümkün değil, tarifi yok bu acının. Büyümek mi yoksa çocuk kalıp yetişkinlerin arasında körebe oynarken hiç sobelenmeden oyuna devam etmek mi .. Ben ikincisini seçmiştim. Lakin seçimler her zaman doğru olacak ya da yapılan seçimlerin resmi gazetedeki hükümler gibi olduğu haliyle resmiyete bürüneceğini kim söylemişti? Sanırım kimse...

Biraz daha kıpırdanır gibi oldu ya da ben öyle hissettim, kim bilir. Usulca düşürdüm gözlerimi, saçlarımı rüzgara teslim ettim. Sarı, kızıl, beyaz, kahve tonları arasında karıncalanmış garip desenler bir büyüdü bir uzaklaştı bir yakınlaştı kapanmış göz bebeklerimde. Karanlık bir sahilde kıyaya vurgun olan beyaz dalgaları gördüm sonra. O sahilde bıraktım her şeyi. Büyümek istememiştim ki . Hatta istediğimiz şeyler bile sınırlıyken neden aptallık edip büyümeyi seçer insan neden seçeyim ki. Fondaki müziği değiştir orkestra şefi.. Yaşım Çocuk..


İnci~






















2 yorum:

  1. hediye olarak evet ya iyi fikir dee senin son üç paragraf da iyi olmuş yaa :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim Deep, sen beğendiysen daha isterim. :)

      Sil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...