yukarı çıkalım mı?

1 Aralık 2014 Pazartesi

Neden Çam Ağacı?

Yılbaşına bir ay kaldı. Herkes 2014'ü kovup 2015'i sarıp sarmalamak istiyor. 2013 hudutları içerisinde   2014'den büyük beklentiler içinde olan bizler, aynısını 2015 yılı için istiyoruz. ! Zamanı ne güzel de harcıyoruz, bozuk para gibi. Ne de kolay akıp gidiyor avuçlarımızdan. Tüm bu memnuniyetsizliğimizin ardından bakakalıyoruz sadece. Çünkü bir önceki yıl çoktan umutsuz vaka kayıtlarına işlenip, yeni umutlar beslenmeye başlandı. Kısaca, her şeyi çok çabuk tüketiyoruz.


Her köşebaşında yeni yılın gelişi şerefine süslemeleri görmeye başladık bile. Sahte kardan yapılma "Güle güle 2014,. Hoşgeldin 2015". Yazımı bile yanlış. Ama olsun, maksat kutlama olunca "Hoş geldin, "hoşgeldin(?)" olarak da yazılabilir; sorun değil ..

Hediyeleşmek çok güzel bir davranış. Peygamberimiz bile hediyeleşmenin ne kadar güzel bir şey olduğundan bahsetmiş zamanında. Yılbaşını bahane göstererek bir başkasına hediye alabiliriz, doğal bir şey. Maksat insanları mutlu etmek ise bunda bir sakınca, sorun yok tabii. Ama işi abartıp, Christmas adı altında çam ağaçlarını süsleyip, ışıklandırıp, altına boş kutuları hediye paketine sarıp serpiştirmek nedense hiç hoşuma gitmiyor. Nedir bu yılbaşı ağacı olayı, anlamıyorum ki ben? Ha bir de cadılar bayramı olayı vardı, bir şekilde güzel ülkeme bu etkinlik de kıyın kıyın yanaştı. O daha uçta yaşanan bir bayram vakası. Hatta çam ağacını süsleyip seyrine bakma bile  daha tahammül sınırında kalıyor gibi.  Nerede süslenmiş çam ağacı görsem "Cıkcıklayıp" geçip gidiyorum. Yani bir Hristiyan inancına sahip üç kişinin kurban bayramında  ortaklaşa kurbana girdiğini göremeyecek olduğumu bildiğimden ne desem bilemedim şimdi. Biri bir açıklama getirsin, ne olur. Hayır yani neden çam ağacı, bari onu anlatın..

Göçebe

15 yorum:

  1. merhaba blogunuzu blog kesif etkinliginden buldum :) ziyaret edip uyeniz olmak istedim :) bana da beklerim www.beauthingsforme.blogspot.com

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu nazik davranışın için çok teşekkür ederim Belçim. İade-i ziyaretine geliyorum :)

      Sil
  2. Ağaş süsleme geleneği tamamen biz Türklere ait bir gelenektir.Hristiyan aleminde çam ağacı süsleme geleneği 1600'lü yılların sonlarına doğru ilk olarak Almanya'da görülür.Bunda Martin Luther'inde etkisi vardır.Ama geleneğin kökeni Orta Asya Türklerine aitti.Nargudan bayramı diye internette ararsanız ayrıntılarını bulursunuz.Ayrıca prof. Muazzez İlmiye Çığ hanımefendinin konuyla ilgili araştırmaları mevcuttur.Hatta okumanız için bir de link ekleyeyim.Ormandan kesip getirmediğiniz ağaç olmadığı sürece bu tarz süslemeler insana neşe veriyor.Biz Türkler evlerimizde süslediğimiz ağaçları çocuklarımıza kendi geleneğimiz olarak anlatabiliriz.
    https://fugenunalsen.wordpress.com/2011/12/19/agac-susleme-gelenegi/ bu linkte Nargudan bayramı ve ağaç süslemeyle ilgili ayrıntılı bilgiyi bulabilirsiniz.
    Yorumum biraz uzun oldu ama kusuruma bakmayın :))
    Sevgilerimle.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet, siz söyleyince şimdi baktım internetten. Nardugan, İslamiyet öncesi Şamanizm inanışından ileri gelen bir çeşit kutlama, ayin. Bunu bilmiyordum, sayenizde yeni bir bilgi sahibi oldum. Ancak şuan süslenme amacı ise tamamıyla farklı ve bu bana cazip gelmiyor. Belki de evimde ormandan kesilmiş, süslü bir çam ağacı görmek istemediğim içindir :) Bir diğer sebep ise Batılılaşmanın ülkemizde yanlış şekilde uygulanıyor olması, oraya hiç değinmeyeyim en iyisi. Yorumunuz ne kadar uzun olursa o kadar mutlu olurum ben, kusur olur mu hiç. Öyle düşünmeyin. :)

      Sil
    2. Batılılaşma konusundaki düşüncenizi kesinlikle haklı buluyorum.Ne yazık ki batılılaşma biz de yozlaşma oldu.Bu yozlaşmanın önüne çocuklarımıza geleneklerimizi anlatarak ve uygulayarak geçebiliriz diye düşünüyorum.Mesela kendi masallarımızı okuyabiliriz çocuklarımıza.Alt metninde kadının sadece ev işi yapan çocuk doğurup bakan rolü biçen batı masalları yerine kadın ve erkeğin sosyal hayatta eşitliğini anlatan Türk masallarını tercih ederim.Ormanlarımız zaten farklı sebeplerle yok ediliyor dediğiniz gibi bir de süslemek için kesmeyelim güzelim ağaçlarımızı.Neyseki plastik ağaçlar var bunun için :)) Türkçeye bu kadar duyarlı olmanız da ne güzel.
      Sevgilerimle.

      Sil
  3. Merhaba canım, düşüncelerimiz ciddi biçimde örtüşüyor. Ağaç süslemek karşısına geçip hayranlıkla seyretmek de nedir? Hayran olacaksan ağacı olduğu yerde, canlı biçimde bırak. Onun yaradılışına hayran ol. İslamda böyle bir saçmalık ancak ve ancak puta tapınma diye nitelendirilir. Ayrıca ne güzel söyledin, sanki yeni gelen yıl verecek bize bütün isteklerimizi. Sen her haltı ye, kötülükler et, kibirden çatla, hasetten öl, sonra hoş geldin yeni yıl hadi beni abat et... Oldu başka?

    Ayrıca Hacettepe'de Türk Dili Edebiyatı okudum, gırtlağımıza çöktüler öğretmeden belletmeden mezun etmediler. Sayısız kitap okudum; ama hala bir kelimenin nasıl yazıldığından emin değilsem hemen TDK yazım kılavuzuna bakar emin olarak yazarım onu. Milletteki bu öz güven neyin nesi arkadaş? Yazım hatalarından geçilmiyor, okumak istemiyorsun yazdığı zırvayı. Bir de o çok bilen, çok iddia eden tavrını koy üstüne... Korkunç. Yani birinin o ifadenin "Hoş geldin." diye yazıldığını biliyor olması ve hatırlatması beni nasıl mutlu etti anlatamam... Sevgiler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çiçek nasıl dalında güzelse ağaçta öyle tabii, ne de olsa kardeş canlılar. Her yeni sayfada, her yeni günde daha mutlu olacağımızı düşünüyoruz. Aslında her şey bizde başlayıp bizde bitiyor, çok haklısın.

      Ah, çok isterdim Türkçe öğretmeni olabilmeyi. Ama teğet geçtim diyelim. Ne demişler bir dili öğrenmek istiyorsan, önce kendi dilini en iyi şekilde öğreneceksin. Ben de elimden geldikçe bir şeyler yapmaya çalışıyorum. Bir zamanlar Msn illeti vardı, o günlerde dikkatli yazmak için çabalardım. Yanlış bildiklerim varsa da doğru şekilde öğrenip, değiştirmeye çalışıyorum hatamı. Yorumun da beni çok mutlu etti, teşekkür ederim Fidan.. :))

      Sil
  4. Merhabaaa,Hristiyan biri olarak hemen konuyla ilgili bir kaç yorum da ben yapayım istedim aslında çam ağacı süsleme Hristiyan geleneğinden çok çok dinli zamanlardan kalma bir alışkanlık tabi Hristiyanlıkla ilgili detaylar mutlaka var tepesindeki yıldız gibi.Müslüman arkadaşlarımdan ağaç süsleyen ve hediye verenler bayağı çok neden yaptıklarını sorduklarımda evdeki o ışıklı renkli süslerin hoşlarına gittiklerini söylüyorlar.Ben Türkiye'deki yılbaşı çılgınlığını tamamen maddi sebeplerden olduğunu düşünüyorum tıkpkı sevgililer günü,anneler günü,babalar günü gibi :D Sevgiler

    YanıtlaSil
  5. Merhaba Leda.
    İş tamamıyla senin dediğin gibi. Türk aklı işte! İşine gelen, maddiyata çevirebileceği şeyleri alıp, kadına karşı saygı, trafik kurallarındaki katılık gibi insani değerleri aşılamaz, var olduklarını göstermekten bile çekinirler. Yorumun için çok teşekkür ederim, sevgiler :)

    YanıtlaSil
  6. 21 seneden beri Almanya'dayim hic yilbasi agacimiz olmadi.Kreslerde,okullarda zaten yabanci kültürü ile yetisiyor cocuklar.

    Evde ,farkindaligi anlayabilmesi icin bu gerekliydi.Kimi aileler ,cocuklari hevesleniyor diye, diger cocuklarin yaninda eksiklik hissetmesinler diye,birebir bu kutlamalari yapiyorlar...

    Biz yapmadik,cocugumuzunda bir yeri eksilmedi.Sebep ,türküz ve müslümaniz, bunu biliyor,kabul ediyor.

    Siniflarinda kücük bir Noel hediyelesmesi var, bugün hediyesini aldi.

    Kurbana ortak olma ,cok güldürdü..

    Gelmisken iki blogunuzada üye oldum.Sevgilerle.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bilinçli bir ailenin yetiştirmiş olduğu çocuk gelecek için en büyük hazinedir. Bu ister küçük adımlarla ister büyük adımlarla yapılmış olsun. Kendini tanıyan ve olduğu şekilde kabul eden bireyler sayesinde yapamayacak olduğumuz şey yok. Tebrik ederim sizi :) Ve bloğuma uğradığınız için de ayrıca teşekkür ederim, hoşça kalın :))

      Sil
  7. henüz biz başlamadık süslemeye :)
    banada beklerim www.kiriksemsiye.blogspot.com
    sevgiler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İki blog sahibi olduğum için farkına varmadınız sanırım, sizi takipteyim :)

      Sil
  8. Blogunu Fidan Güler'in blogu üzerinden keşfettim. Çok güzel yazıların var. Bu çam ağacı olayına ben de bir kaç şey eklemek isterim. Aslında çam ağacı süslemesinin Hristiyanlıkla da alakası yok ve tabii ki Cadılar bayramının da. Bu gelenekler hep toplumların Şaman ve Pagan inancına sahip olduğu zamanlardan kalma. Hatta çoğu katı Hristiyan bunlara çok ciddi şekilde karşı çıkıyor. Ama şu da gerçek ki, çağımızda bunlar Hristiyan toplumların gelenekleri olduğu için Hristiyanlığın bir parçası haline dönüştü. Aslında yapmayalım demek yerine neden biz de kendi kültürümüzü bu kadar süsleyip, eğlenceli hale getirmiyoruz diye düşünmek lazım. Çünkü insanın doğası gereği güzel olana meyil ediyor. Belki bir Ramazan bayramını biz de bu şekilde eğlenceli bir şekilde yaşayabilseydik ben eminim Batı toplumları buna meyil ederdi. Yani aslında kültürler de sorun yok da, insanların onları nasıl yaşadığında tüm sorun Onların bu yılbaşı olayını, bizim bayramları yaşayışımızla kıyaslıyorum. Bayramlar da yıllarca görmediğimiz insanlara zorla götürülüp, onların çocukları ile yarışa sokulduğumuz, dedikodu yapılan saçma bir ortamı yaşamayan var mıdır? Yani aile boyu toplanıp, sadece sevdiklerinizle, çok güzel bir şekilde süslenmiş bir ortamda hediyeleşip eğlenip güzel bir gün geçirmek daha cazip gelmiyor mu? İnsanlar işte bu sebeple çam ağacına meylediyor. Çok uzun yazdım kusura bakma. Kısaca söylemek istediğim, biz ona özeniyoruz çünkü o daha güzel geliyor, aslında iki kültür arasında bir fazlalık ya da eksiklik yok, tüm sorun biz onu nasıl yaşıyoruz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bir olaya farklı bir bakış açısından bakmak gerekir. Sizin de yazdığınız gibi. Hiç bu açıdan bakmamıştım. Size ve yazdıklarınıza katılmamak içten bile değil! Aile bağları güçlü olan bir topluluğuz ama bayram seyran olayında suyunu çıkartıyoruz. Ben o aile gezmelerini bırakalı çok oldu mesela. Sıkıcı geliyor artık. Yemek, tatlı vb ikramlardan sonra dedikodu. Bu ortam beni iyiden iyiye geriyor. Acaba aile bağlarımız güçlü diye hala birbirimizi mi kandırıyoruz ? Çünkü o dedikodular eşliğinde nedense bir başka aile ferdini neredeyse aşağılamaya varan konuşmalar da geçmiyor değil hani.. Bu konuda hakkında tez bile yazılır, siz gayet içinizden geçenleri yazmışsınız.. Hem uzun yazılan yorumları severim :)

      Sil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...